Güzel yaşama rehberi
Popüler Gusto > 8 Mart 8 Tarz
08/03/2012

Bu yazıda dünyanın gözünün üzerinde olduğu 8 kadının kendi dünyalarını ve onların hiç bilmediğiniz yönlerini okuyacaksınız. Hepsinin ortak özelliği ise etkiyi yakalarında bir broş gibi zarafetle ve kararlılıkla taşımaları. Ve tabii Dünya Kadınlar Gününü’nü kutladığımız bu günde hemcinslerine rol model olmaları.

Mekan New York. Tarih 8 Mart 1857. Dokuma işçisi 40 bin kadın daha iyi çalışma koşulları için bir tekstil fabrikasında grev kararı aldı. Ancak polisin üzerlerine yürüyeceğini ve işi onları fabrikaya kilitlemeye kadar götürebileceğini hiç hesaba katmamışlardı. Alev alan fabrikada 129 arkadaşlarını kaybedeceklerini akıllarından bile geçirmedikleri gibi.

Onların başlattığı mücadeleyi anmak amacıyla kutlanan Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün bugün 101’nci yılı. Yine tüm dünyada milyonlarca kadın sokaklara dökülecek, şiddete, ayrımcılığa ve cinsiyet eşitsizliğine karşı yürüyerek seslerini yükseltecek. 1911’den bugüne geçen zamanda birçok alanda daha net duymaya başladığımız seslerini...

MICHELLE OBAMA 

Etki, belki de dünyadaki tüm silahlardan daha çok güç sahibi. Amerika’nın First Lady’si Michelle Obama dünyanın en güçlü ve etki sahibi isimlerinden biri. Çocuklarda obeziteyi önleme çabasıyla medyanın, çaba sarfetmeden oluşturduğu stiliyle de moda takipçilerinin ilgisi üzerinde. 48 yaşındaki Obama’nın mesleği avukatlık. Princeton ve Harvard’dan mezun. Eşinin başkanlık seçimini kazanmasında geri plandaki etkili danışmanlığının payı çok yüksek.

“Haydi Hareket Edelim” adlı kampanyayla çocuklara spor ve sağlıklı yaşam alışkanlığı kazandırmaya çalışan Obama, bugünlerde yoğun iletişim faaliyetleri içerisinde. Obama, 1969’dan beri sebze yemediğini ve elmayı en son 1984’te ağzına koyduğunu itiraf eden Jay Leno’ya izleyicilerinin önünde elma ve sebze yedirdi. Başka bir talk show’cu Ellen Degeneres’in programında ise stüdyoda Ellen’la birlikte 25 şınav çekti!

ANGELA MERKEL

Forbes’un bu sene yayımlanan listesine göre dünyanın en güçlü kadını Almanya Başbakanı Angela Merkel. Avrupa’nın gerçek ekonomisinin başı olarak nitelendiriliyor. 2005’ten bu yana görevde olan Merkel, Almanya'nın 1871’de modern bir devlet olmasından bu yana ülkeyi yöneten ve yeniden birleştiren ilk kadın başkan. Şimdilerde Euro Bölgesi’nin kurtuluşu için gözler onda. Fransızlar bile “Krizi kim bitirir?” sorusuna Sarkozy’nin yerine onun adını veriyor. Merkel, Davos’ta yaptığı konuşma ile yapısal reformların ihtiyacına dikkat çekerek, “Avrupa’da yaşanan ekonomik krizi aşmak için büyük düşünmek gerekiyor. 2008 yılı sonrası en ağır dünya finans krizinden çıkış kolay olmayacaktır. Krizden alınan dersle atılan adımların neticesi yeterli olmadı. Tüm bunların üstesinden tek bir hamle ile gelinemez” diyor. Şu cümlesi ise bence Davos’a damgasını vuruyor: “Dünyanın en değerli para birimi güvendir!”

CHRISTIAN LAGARDE

Lagarde, 2011’in temmuz ayından bu yana IMF’nin dümeninin başında. Bu pozisyona yükselen ilk kadın kendisi. 2007 ve 2011 yılları arasında maliye bakanlığı görevinde bulunan Lagarde, erkek egemen bir alanda zekası, disiplini ve liderlik özellikleriyle sivrilen bir kadın siyasetçi. Bu koltukta beş yıl oturacak olan Lagarde, Forbes’un bu yılki “Dünyanın en güçlü kadınları” listesine dokuzuncu sıradan girdi. Sadece işiyle değil, şık stiliyle de gündemde. Geçtiğimiz eylülde Vogue Dergisi’nin sayfalarına konuk oldu örneğin.

Lagarde, IMF’deki göreviyle bir değil birden çok testle aynı anda sınanıyor. Yatırımcılar ve politikacılar ekonomik çalkantılarla boğuşan Avrupa ve Amerika’daki  panik hissini azaltmak için yapabileceklerini bilmek istiyor. Ve Yunanistan ve İtalya’ya bir çözüm bulup bulamayacağını öğrenmek. Global finans dünyasında bugüne kadar hiçbir kadın bu kadar güçlü (aynı zamanda güç) bir pozisyona yükselmemişti. Lagarde da kadınların global finans sektöründe geri planda kalmasından rahatsızlık duyuyor. Hatta “Lehman Brothers yerine Lehman Sisters olsaydı bu kriz daha farklı olabilirdi” gibi bir espri de yapıyor.

“Beni rol modeli olarak gören genç kadınlar var. Sartre’ın dediği gibi ‘Siz insanların gördüğünden ibaretsiniz.’ Bu yüzden de üzerimde onlara karşı büyük bir sorumluluk hissediyorum” diyen Lagarde’ın üzerinde en çok etki bırakan kişi de bir kadın. İş hayatındaki ilk patronundan çok etkilendiğini söyleyen Lagarde, “Belçikalı, çok güçlü ve zarif bir kadındı. Her zaman nasıl göründüğüne çok önem verirdi. Giyinmeyi ondan öğrendim diyebilirim. 1980 ve 1990’larda Amerika’ya seyahatlerimde iş hayatında erkek gibi giyinmiş kadınlara rastlardım. Onları gördükçe kendi kendime ‘bunu kesinlikle yapmamalısın’ derdim” diyor. Lagarde’ın giyim stilinde aksesuvar kullanımı dikkat çekiyor. En son Davos’ta katıldığı  oturumda çantasını havaya kaldırarak “Hadi bunun içini doldurun” dedikten sonra söylediklerinden çok Hermès çantasının konuşulması bunun iyi bir kanıtı değil mi?

MELINDA GATES

Tartışmasız dünyanın en zengin kadını. Ve de aynı zenginlikte bir kalp taşıyan bir hayırsever. Eşi Bill Gates 53 milyar dolarlık servetiyle geçen sene Forbes’un en zenginler listesinde ikinci sıradaydı.  Seattle’daki 125 milyon dolarlık evlerinde rahat bir hayat sürdükleri bir gerçek. Ancak Melinda Gates’i gösterişli kıyafetler ve görkemli mücevherlerle cemiyet yemeklerinde görme ihtimaliniz yüzde 0’a yakın.

Malawi, Etiyopya ve Kuzey Hindistan’da oturacak bir sandalyenin bile olmadığı yıkık dökük barakalarda annelerle konuşarak geçirdiği haftalar hayatta sahip olduklarının değerini daha iyi anlamasını sağlamış. “Öyle büyük bir yoksulluk ve çaresizlik var ki tanıştığım annelerden biri Seattle’a götürmem için iki çocuğunu bana vermek istedi. Duştan akan temiz su için bile şükrediyorum. Bu ülkelerden döndükten sonra bu kadar farklı hayatlar sürdürdüğümüze inanamıyorum. Arabanızla kısa mesafe bir yere giderken koltuk ısıtıcısını açmak mesela. Çok gereksiz geliyor ” diyor.

Gates’in dünya genelinde sınıf ve cinsiyet eşitsizliklerine kafa yormaya başlaması 1990’ların başında Bill Gates ile nişanlarını kutlamak için Afrika’ya yaptığı safari seyahatine denk geliyor. “Hiç unutmuyorum Kongo Cumhuriyeti’nde ayağında ayakkabıları olanlar sadece erkeklerdi. Sırtında ve karnında bir bebek taşıyan kadının koca bir sepetin içinde muz taşımasını aklım almamıştı” diyor. Gates servetini sanki taşıması gereken bir Haç gibi görüyor. Gerçekten o da eşi de servetlerinin yüzde 90’ını hayır işlerine ayırma gibi cesur bir girişimde bulundular. Warren Buffet ile birlikte diğer milyardarleri de bu amaç etrafında birleşmeye çağırdılar. Melinda Gates, yeryüzünün en büyük hayır kurumunun başlıca misyonunun ne olduğu kendisine sorulduğunda, hiç düşünmeden "Dünyadaki açlığı ve hastalıkları çözmek" diyor.

INDRA NOOYI

PepsiCo’nun başkanı ve CEO’su. 2008’de Forbes’un “Dünyanın en Güçlü Kadınları” listesinde ilk sırada onun ismi vardı. Birçok yayın tarafından dünyanın en etkili isimleri arasında gösterildi. Kariyerine doğum yeri Hindistan’da başlayan Nooyi, iki sene sonunda şansını denemek için fırsatlar diyarı Amerika’nın yolunu tuttu. 26 yıl sonra PepsiCo’da CEO’luk koltuğuna oturduğunda dünyanın en güçlü ve en çok kazanan kadınları arasına adını sokmayı başarmıştı. Buradaki kariyerine 1994’te başlayan Nooyi, 2001 yılında mali işlerden sorumlu başkanlığa yükselerek grubun iki numaralı ismi olmuştu. Bu pozisyondaki beş yıllık sürede şirketin cirosunun 9 milyardan 33 milyar dolara yükselmesini sağladı Nooyi. Hisse başına kârı da yüzde 80'in üzerinde artırdı.

Kendisi gibi bir Hintli’yle evli olan Nooyi’nin iki kızı var. Yale’deki eğitiminin ücretini çalışarak karşılayan Nooyi’nin bir röportajındaki, "Kadın ve yabancı olarak herkesten daha parlak olmak zorundasınız" sözleri o noktaya ulaşma yolundaki azmine işaret ediyor. Geçtiğimiz Ekim ayında Türkiye’ye gelen Nooyi, sürdürülebilir büyüme odaklı bir yönetim anlayışına sahip. Gossip Girl dizisinde onunla tanışmak isteyen bir karakterin yer alması ise Amerika’daki imajını pekiştirdi.

LADY GAGA

Lady Gaga etkisini anlamak için Twitter’daki takipçi sayısına bakmak bile yeterli. Twitter’da en çok takip edilen kişi rekorunu elinde tutan şarkıcı, takipçi sayısının 20 milyona ulaşmasıyla yeni bir rekor daha kırdı. Meşhur olma yolunda ilk adımı New York'ta Lower East Side’ın rock müzik sahnesinde yer alarak attı sanatçı. İlk albümü 2008’de yayımlandı. 5 Grammy ödülü ve 2 Guinness rekorunun sahibi. Milyonları peşinden sürükleyen Gaga, kimlerden etkileniyor dersiniz? Yanıt David Bowie ve Freddie Mercury gibi glam rockçılar; Madonna ve Michael Jackson gibi popçular. Sadece müziğiyle değil çiğ etten elbise gibi  uçuk kıyafet tercihleriyle de hep gündemde.

HILLARY CLINTON

Eski First Lady, yeni Dışişleri Bakanı. Yale Üniversitesi’nden hukuk diplomalı. Kendisi gibi Yale’de hukuk okuyan Bill Clinton ile 1975’te evlendi. Politik kariyerinin başlarında, babası gibi komünizm karşıtı olan lisedeki tarih öğretmeni ve annesi gibi sosyal adalete ilgi duyan, aynı zamanda da bir rahip olan akıl hocası onu çok etkiledi. Kariyeri boyunca iki kez Amerika'nın en etkili 100 avukatından biri seçildi.

Bill Clinton 1992'de başkan seçildikten sonra Amerika'nın önde gelen kadın hakları savunucularından biri oldu Hillary Clinton. Kadın haklarını bütün dünyada savunan Clinton, göğüs kanseri ve Körfez Savaşı sendromuna yakalanmış insanlara terapi uygulanması ile ilgili çalışmalar da yaptı. 2010’da özellikle Müslüman ülkelerde kadınlara yarar sağlayacak yeni bir girişim başlattı. Bu proje, kadınlara yönelik teknoloji eğitimi ve burslar içerirken, proje kapsamında bir de kadınlar için girişimcilik zirvesi düzenlendi. Clinton, 2008 yılındaki ABD Başkanlık seçimlerini kaybetse de ABD tarihinde başkanlığa en çok yaklaşmış kadın aday olma özelliğini kazandı.

ARIANNA HUFFINGTON

Arianna Huffington, Yunanistan’dan çıkan bir yaratıcı beyin. Yeni medyanın 61 yaşındaki yıldızı Huffington, Huffington Post adlı haber sitesini 2005’te kurdu. 3 binden fazla blogger ve üslubuyla dikkat çeken yazarlarla çalışarak içeriğin sürekli güncel kalmasını sağlayan bir sistem geliştirdi.  Zaman içerisinde hızla yayılan  Huffington Post, 2011'in başında aylık 26 milyon tekil trafiği ile dikkat çekti. Ve tüm hakları kendisine ait olan siteyi 315 milyon dolara American Online'a sattı.

Bu başarı hikâyesinin yaratıcısı Huffington, Time Dergisi’nin her yıl seçtiği "Dünyanın En Etkili 100 Kişisi" listesinde hep üst sıralarda yerini alıyor. Başarı için her gün meditasyon yapmanın önemine inanıyor. Her gün yaşadığı hayata şükrettiğini söylerken Fransız yazar Collette’in şu sözünü hatırlatıyor: “ Harika bir hayatım oldu. Sadece bunu daha önce fark etmiş olmayı dilerdim."


Etiketler: Michelle Obama,Indra Nooyi,Pepsi,Christian Lagarde,Lady Gaga,Hillary Clinton,Arianna Huffington,

Bu yazı için 1 yorum var

Yorum yazmak için tıklayınız.


Sevgi şöyle der:
07/02/2015
Çok güzel bir yazi
Gustology Nedir
Gustology Nedir Gusto, zevk alma, stil ve haz anlamına gelir. Gustology ise yüksek zevke fakat sınırlı vakte sahip okuyucusunu stil sahibi ürünler ve zevk veren adresler hakkında bilgilendirir.  
Yazarı Kimdir?
Banu Kitiş Dağıstan
Gusto video
Arşiv
Gustology